hayat ne garip ANNE!!

Ben gülüşleri susturulmuş bir kadın...! hayâl değirmenimin yorulmaz fırıldağıyım ya... yaprak yaprak ağaç dallarına düşlerimi işlerim... Ya da çiçek çiçek sevdalı kelebekler gibi döndükçe dönerim.....


TÜRK MİLLETİ SİZİNLE/NURLUHAYAT/
ImageChef.com

Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more

Kategoriler


ImageChef.com

Arkadaşlarım


mucahid23
gurgenburanlar
mustakal
metekan
rumma
rufeydem
arkaplanlar
siirseviyorum
nisanur83
umutsahili82
gaflettenkurtulus
nurmutfakta
Asya EYLÜL
bilginerdogan
url
ikraoku
bytaqla
nuraysem
fukukumm
prensessumeyye
iikekim
sessizikra
balgibiask
sevinlibebek
esracapaylasim

Salat ve Salam Ona ( hayırlı cumalar )







Salat ve Salam Ona  ( hayırlı cumalar )


Ey Âlemlerin Rabbi olan ’ım

Herkesin gönlünü yaratıp da
o gönüllerin isteklerini veren Sensin.

Adını konuşmaya başlayan çocuğa öğreten,
Sonra o çocuğa adını andıracak rızıkları veren yine Sensin.

Biz o çocuk gibi Sen’in lütfuna talip olduk,
Bizleri de o gibi layık olabilenlerden kıl.

Ömrümüzü, günlerimizi ve bu Cumamızı mübarek kıl.
Bizleri doğru olabilen ve de kalabilenlerden eyle!

Adının rahmetini öğrenen ve de öğretenlerden kıl
Huzuruna varırken bir çocuk timsali gibi çıkabilmeyi nasib eyle.


***Hayırlı Cumalar***


Tarih: 07:30, 9/10/2009 Kategori: din
Yorum (6) | Yorum yaz | Bağlantı

Cumanın Özelliği ( cumanız mubarek olsun )




Cumanın Özelliği    ( cumanız mubarek olsun )

1- Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Allah katında günlerin efendisi Cuma’dır. O kurban ve Ramazan bayramı günlerinden de faziletlidir. Cuma gününde şu beş özellik vardır: 1- Hz. Âdem o gün yaratıldı. 2- O gün yeryüzüne indirildi. 3- O gün vefat etti. 4- O günde öyle bir an vardır ki, günah veya akrabalarla ilişkiyi kesme konularında olmamak şartıyla kul Allahü teâlâdan bir şey isterse Allahü teâlâ mutlaka onu verir. 5- Kıyamet o gün kopacaktır. Allah’a yakın hiç bir melek, hiçbir gök, hiçbir yer yoktur, hiçbir rüzgar, hiçbir dağ ve taş yoktur ki, Kıyametin kopmasına sahne olacağı için Cuma gününün heybetinden korkmasın.) [Buhari, İ. Ahmed]

Cuma, müminlerin bayramıdır. Bugün yapılan ibadetlere en az, iki kat sevap verilir. Bugün işlenen günahlar da, iki kat yazılır. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Sevaplar içinde Cuma günü ve gecesinde yapılandan daha kıymetlisi, günahlar içinde de, Cuma günü ve gecesinde işlenilenden daha kötüsü yoktur.) [Ramuz]

(Cuma günü günah işlemeden geçerse, diğer günler de selametle geçer.) [İ.Gazali]

(Cuma günü, kuşlar, vahşi hayvanlar birbirine, “Selam size, bugün Cumadır” derler.) [Deylemi]

(Cuma diğer Cumaya kadar ve fazladan üç gün içinde işlenen günahlara kefaret olur. Çünkü iyi bir amel işleyene on kat sevap verilir.) [Taberani]

(Dört gecenin gündüzü de gecesi gibi faziletlidir. Allahü teâlâ, o günlerde dua edenin isteğini geri çevirmez, onları mağfiret eder ve onlar bu günlerde bol ihsana nail olurlar. Bunlar: Kadir gecesi, Arefe gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi ve günleri.) [Deylemi]

(Cuma günü gusleden kimsenin günahları affolur.) [Taberani]

(Cuma günü sabah namazından önce, “Estağfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh” okuyanın, deniz köpüğü kadar da olsa, bütün günahları affolur.) [İbni Sünni]

[Böyle büyük mükafat verilebilmesi için, o kişinin, düzgün itikada sahip olması, kul hakkını, kazaya kalan farzlarını ödemesi ve haramlardan vazgeçmesi şarttır.]

(Cuma günü veya gecesi ölen mümin, şehid olur, kabir azabından kurtulur.) [Ebu Nuaym]

(Ana-babanın kabrini, Cuma günleri ziyaret eden kimsenin günahları affolur, haklarını ödemiş olur.) [Tirmizi]

(Cuma günü 80 salevat getirenin, 80 yıllık günahı affolur.) [Dare Kutni]
(Cuma gecesi Yasin suresini okuyanın günahları affedilir.) [İsfehani]

(Cuma günü veya gecesi Duhan suresini okuyana Cennette bir köşk verilir.) [Taberani]

2- Kendisine Cuma namazı farz olan her müslümanın alış-verişini bırakıp namaza gitmesi farzdır. Özürsüz Cumaya gitmemek haramdır. Ezan okunurken de, alış-veriş yapmak mekruhtur. Halbuki alış-verişin kendisi helaldir. Yani alınan mal mekruh değil, helaldir. Fakat ezan okunurken alış-veriş yapılması mekruhtur. (Dürer)

Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Allahü teâlâ, bugünden itibaren kıyamete kadar size Cuma namazını farz kıldı. Adil veya zalim bir imam [başkan] zamanında küçümseyerek veya inkâr ederek Cuma namazını terk edenin iki yakası bir araya gelmesin! Böyle bir kimse tevbe etmezse, onun namazı, zekatı, haccı, orucu ve hiçbir ibadeti kabul olmaz.) [İbni Mace]

(Allah’a ve ahirete inanan, Cuma namazına gitsin!) [Taberani]

(Cuma namazını kılmayan kimsenin kalbi mühürlenir [iyilik yapamaz olur], gafil olur.) [Müslim]

(Cuma namazına giderken ayakları tozlanan kimseye Cehennem ateşi haramdır.) [Tirmizi]

(Cuma namazından sonra, yedi defa ihlas ve muavvizeteyn [yani iki Kul euzüyü] okuyan kimseyi, Allahü teâlâ, bir hafta, kazadan, beladan, kötü işlerden korur.) [İbni Sünni]

(Büyük günah işlenmediği müddetçe, beş vakit namaz ile Cuma namazı, öteki Cumaya kadar aralarda işlenen günahlara kefarettir.) [Müslim]

Seferi olana Cuma kılmak farz değildir, kılarsa farz sevabını alır. (Hindiyye)

Cuma namazı kılınmayan çok küçük köylerde ve kâfir ülkelerinde, cemaatle öğle namazı kılınır ve ikamet okunur. Cumanın sahih olduğu yerlerde, öğleyi cemaatle kılmak ve ikamet okumak mekruh olur. (R.Muhtar, Fetava-i Abdurrahim)

Mahkumlara Cuma namazı farz değildir. Öğle namazını cemaatle kılabilirler.

Cuma namazı yalnız erkeklere farzdır. Bu husustaki hadis-i şeriflerden ikisi şöyle:
(Cuma namazı kılmak, köle, kadın, çocuk, hasta hariç, her müslümana farzdır.) [Hakim]
(Cumaya gelmeyen erkeklerin evlerini yıksam diye düşündüm.) [Buhari]

Kadınların Cuma günü, öğle namazını evlerinde kılmak için cemaatin camiden çıkmasını beklemeleri şart değildir. (Hidaye)

3- Cuma günü oruç tutmak müstehaptır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Cuma günü oruç tutana, on ahiret günü oruç sevabı verilir.) [Beyheki]

Bazı âlimlere göre de yalnız Cuma günü oruç tutmak mekruhtur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Yalnız Cuma günü oruç tutmayın! Bir gün öncesi veya bir gün sonrası ile tutun.) [Buhari]

(Sünnet ve mekruh olduğu bildirilen bir işi yapmamalıdır! Bunun için Cuma günü orucu perşembe veya cumartesi ile birlikte tutmalıdır!) (Redd-ül Muhtar)


Tarih: 12:29, 4/9/2009 Kategori: din
Yorum (14) | Yorum yaz | Bağlantı

Ramazanda Nasıl Beslenmeli







Ramazanda Nasıl Beslenmeli

Ramazan ayı bazılarımızın zannettiği gibi 'yeme ayı' değil, 'yememe ayı'dır. Yani oruçlu olduğumuzda iftar ve sahurda aşırıya kaçmamız hiç doğru değildir.

Akşam iftara oturduğumuzda (sahura kalkmışsak) 12 saat civarında aç kalmışız demektir. Sindirim sistemimiz istirahattedir. İşte biz iftarda yemeği birden ve aşırı şekilde mideye doldurursak salgılar fazlalaşır, tansiyon düşüklüğü olur. Hele bir de yemeği yedikten sonra uzanıp yatarsak tehlike artar. Vücuttaki kan, mide ve bağırsakların etrafında toplanır.

Beyin ve kalbe kanın gitmesi engellenir. Kan birden vücuda dağıldığında ise kalp çarpıntılarına ve krize kadar varır.

Bu sebeple kalbinden rahatsız olanlar yediklerine dikkat etmelidirler. Tavsiye edilen; yemeğin yavaş, iyi çiğnenerek ve sohbetle, muhabbetle yenmesidir. Osmanlı konaklarında iftarda önce çorba çıkar, misafirler orucunu bu şekilde açtıktan sonra akşam namazı eda edilirmiş. Yemek ise namazı müteakiben yenirmiş. Aslında sağlığa en uygun olanı da budur. Yine Ramazan'da bol sıvı almalıyız. Taze meyve suyu, ayran gibi içecekler de alınabilir Ramazan'da ağır yiyeceklerden kaçınmalı, meyve ve çiğ sebze tüketimine önem verilmelidir. Ramazan'ın sağlık ayı olduğunu unutmayalım.

Doç. Dr. Sefa Saygılı

Tarih: 08:28, 1/9/2009 Kategori: saglik
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

AFFINA MUHTACIM...




AFFINA MUHTACIM...   


Cebime sıkışmış son iyilik kırıntılarını, Yeni Camii’nin önünü mesken tutmuş güvercinlere serptiğimde yine böyle bir ramazan günüydü…
 

 

O gün sanki bir başka atmosfere bürünmüştü hayatın tüm renkleri…

 

İlk kez Üsküdar vapurunun etrafında uçuşan beyaz martıları görmedim! Yoksa tüm kainat mı oruçluydu da, ben fark edemedim?!

 

Herkes sanki yeni ütülemişti, giyindiği tevazuu elbisesini.

 

Sanki tebessüme boyamıştı dudağını ve iyilik çekmişti gözlerine… Ve herkese ne kadar da yakışmıştı bu ilahi elbise…

 

O gün sanki bir başka atmosfere bürünmüştü hayatın tüm renkleri…

 

Sokak arasında maç yapan çocuklar gördüm. Yeni inmişlerdi ilk oruçlarının kıyıya yanaşmış teknesinden. Gazozuna maç kafilesine yine en başta yazılmışlardı.

 

Anneleri iftara yaklaşan saatlerde, ramazan sıcaklığını ziyadeleştiren bir iftar pidesi istiyordu onlardan. O an maç bitiyordu… Uğruna ter dökülen gazozun yürürlüğü kalkıveriyordu çocuk gönüllerin raflarından. Ramazan pidesi kadar sıcak gönüllerin mayası, ramazanda sanki bir başka kabarıyordu.

 

O gün sanki bir başka atmosfere bürünmüştü hayatın tüm renkleri…

 

Tan yerine bereket katan sahurumun üzerinden saatler geçtikçe, içimde iftarı dört gözle bekleyen çocukluğum diriliveriyordu. Babam pide almaya gidiyordu mahallemizin fırınından… Annem itinayla iftar soframızı kuruyordu… Dedem ise, radyosundan iftar programını dinlerken, bir yandan da gözü yaşlı, o gün de karnını aç koymayanına şükrediyordu…

 

O gün sanki bir başka atmosfere bürünmüştü hayatın tüm renkleri…

 

Hiç suyu bu denli önemsediğimi hatırlamıyorum! Ekmeğe bu denli içten şükrettiğimi… Tarhana çorbası da sanki bir başka ısıttı bugün, yüreğimin buz kesmiş hanesini…

 

O gün sanki bir başka atmosfere büründü ruhum!

 

Günahlarımın zift rengi hamurunu denizin orta yerine bıraktım vapurdan inerken… Arkamı dönüp baktım, bir balık kapıverdi tüm hiçliğimi… Bir yunusun midesine hapsoldu tüm günahlarım.

 

Balık suya daldıkça, mavi sulara gömüldü günahkârlığım… Derinlerle temizlendi ruhum…

 

Ve ben, beni başkalaştıran bu ramazan atmosferine galiba her şeyden çok muhtacım!

 

Allah’ım! Bu günde tuttuğum orucu gerçek oruç tutanların orucu gibi ve ibadetimi gerçek ibadet edenlerin ibadeti gibi kıl; bu günde beni gafillerin uykusundan uyandır; suçumu bu günde bağışla; ey âlemlerin ilâhı! Affet beni, ey suçları affeden Rabbim! Affet beni…

Hatice Kübra Tongar  

 
 

Tarih: 08:16, 1/9/2009 Kategori: yasam
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

ÖDÜL!!!






ARKADAŞIM
http://ebrulim06.blogcu.com/ BU ÖDÜLE LAYIK GÖRMÜŞ

BUNDAN
DOLAYI ARKADAŞIMA TEŞEKKÜR EDERİM

GÖNÜL İSTERDİKİ BU ÖDÜLÜ TÜM BLOGCU DOSTLARIMLA PAYLAŞMAYI FAKAT NE

YAZIKKİ 7 KİŞİ KURALINDAN DOLAYI YEDİ ARKADAŞIMLA PAYLAŞMAK


ZORUNDAYIM KABUL EDERLERSE BENİ ÇOK MUTLU EDERLER

İŞTE KURALLAR

1- Sizi ödüllendirene teşekkür ediniz

2- Sizi ödüllendirenin blog linkini yayınlayınız

3- Ödülün logosunu yayınlayınız

4- 7 Yaratıcı blogeri ödüllendiriniz

5- Bu 7 bloğun linklerini yayınlayınız

6- Ödüllendirdiklerinizi bundan haberdar ediniz

7- Kendiniz hakkında 7 ilginç olan şeyi yazınız

BAKALIM NE KADARINI SİZLERLE PAYLACAĞIM

1- İstanbulda yaşıyorum tanıdık tanımadık herkesi çok seviyorum 

2- hayatta kin tutmam kızdıklarım olur fakat asla kin tutmam selamsızda bırakmam

3-kimine göre saçmalık olsada şiir yazmayı çok severim

4-Börtü böcek hayranıyım hatta habersizce beslerim;)

5-Gizli ilim peşindeyim ( rabbim nasip etsin ) AMİN

6-En çok olmasını istediğim efendimizin kabri başında imanımı kurtararak ölmek ( rabbim nasip etsin inş) AMİN

7-Hayalimdeki meslek bir iş kadını olmak tı ama ilk okulu bile okuyamadım

KENDİMİ BU KADAR ANLATABİLDİM

ardımdan gelenler rahat soluklansın diye geçtiğim yollara güller ektim 
hepinizi çok seviyorum sevgiyle ve umutla kalın..

İŞTE ÖDÜLÜMÜ PAYLAŞACAĞIM YEDİ BLOGCU ARKADAŞIM

http://dildedua.blogcu.com/
http://vaveylaikalem.blogcu.com/
http://romanticdakikalar.blogcu.com/page8
http://muvattali.blogcu.com/
http://yasaksokak.blogcu.com/
http://nefisesultan.blogcu.com/


Tarih: 09:43, 27/8/2009
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

Yol Name



Yol Name


Dostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak, fakat arkana bakma. Kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de... Unutma yolcu değişir, yol değişir ama menzil değişmez. Abdullah b. Mes'ud'un dediğini de unutma " el-Cemaatu ale Hakka velev kane Vahded : Cemaat hak üzere olandır, isterse tek olsun."
Yolcuya bakıp yolu tanıma. Yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver. Vahim olan yolun yolcusuz olması değil, asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır, yolsuz, hedefsiz, amaçsız, şaşkın hercai ve seyyal...
En doğru yol, en dikensiz yoldur diyenler seni aldatıyorlar. Onlar karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkınlardır. Aldırma. Ayağına batan dikenler aradığın gülün habercisidir. Dikenine katlanmaktan söz edenler "Aşıkmış gibi" davrananlardır, gerçek aşık olanlarsa dikenini de severler.
Dostum, yollar yürümek içindir. Fakat, şu gerçeği de hiç unutma: Yürümekle varılmaz, lakin varanlar yürüyenlerdir. Yol boyunca yola çıkıp da yürümeyenleri, yola oturup gelen geçinin ayağına çelme takanları, yolda metafizik uyuşturucularla keyif çatanları, tel örgülerle çevirdiği yolu kendisine zindan edip volta atanları, maratona 100 metre koşucusu gibi hızlı girip 50. Metrede yola yatanları, yürüyüşün uzun ve yolun zahmetli olduğunu görünce yolculuk üzerine zar atanları, yürümeyi bırakıp yol - yolcu ve menzil üzerine kalem oynatanları, ayağına batan tek bir dikenini faturasını çıkarıp ömür boyu tarfar satanları, beyaz atlı kurtarıcıyı gözlemek için ufka bakıp bakıp dağıtanları, yanlış kılavuzlara kızıp yolu satanları göreceksin.
Aldırma yürü,. Göğsüne yüreğinden başka muska takma. Vahiy haritan Nebi kılavuzun, akıl pusulan, iman sermayen, amel azığın, sevgi yakıtın, ahlak karakterin edep aksesuarın, merhamet sıfatın, şeref ve izzet adın olsun. Doğru yol " insanların çoğunun" gittiği yol değil, düşünen "öz akıl sahiplerinin" yoludur.
Yolda vereceğin her molayı özeleştiri durağında vermelisin. Unutma, tevbe özeleştiridir. Kendisini hesaba çeken, başkalarınca hesaba çekilmekten kurtulur. Her molada yolda olup olmadığını, yürümen gereken menzili istikametinde yürüyüp yürümediğini kontrol etmen, pişman olmaman için elzemdir. Yön tayini sık sık gerekli olabilir. Haritayı saklayabileceğin en güvenilir yerin yüreğindir. Bir şey daha: Pusulanı sahte manyetik alanlardan, parazitler nesnelerden uzak tut. İbreyi saptırırlardan haberin olmayabilir.
Yol emniyetin için gerekli olan şartların başında bilinç gelir. Bilincini tahrif edecek her türlü uyuşturucudan uzak durmalısın. Hobilerinin, fobilerinin, başkasından korkarsan, korktuğunun başına musallat edileceğini kesinlikle bilmelisin. Yolda düşeceğin en büyük tuzak, yersiz korkularının tuzağıdır, yani kendi benliğinin sana kazdığı tuzak.


Hayırlı yolculuklar dostum.

Tarih: 12:42, 21/8/2009 Kategori: yasam
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı

Yakarış ( hayırlı cumalar )




Yakarış

İstediğinin hayır mı yoksa şer mi olduğuna…
Beni kalbimin ellerine bırakma Ya Rabbi...
Kalbimin elinden çektim çekeceğimi yıllarca…
Şimdi dönüp içimde bir karanlık görüyorsam;
Ve bu karanlığın korkusuyla,
Aydınlık sandığım,her küçük yıldız böceğine koşuyorsam...
Bunu acizliğimin duası say Ya Rabbim...
Cahilliğimi bağışla...
Ve ihtiyacı neyse onunla nimetlendir kalbimi….
Gözümün pınarında her daim yaş hazır bekliyor,
Yürek sanki bir açık yara,ne değse sızım sızım sızlıyor...
Canı yanınca feryad ediyor insan,
Canı yanınca yanında kim varsa ona uzanıyor,
Şifa senin elindedir Ya Rabbi...
Yanlış adreslerden çevir adımlarımı...
Denenmemiş yanlışlara,yeniden yanlışa düşürme beni...

Ben külhanbeyi cümlelerini çok kurdum...
Külhanbeyliğine soyunup,
Kul olduğumu hatırladığım yollarda çokça yoruldum...
Şimdi birkaç hayat yaşamışçasına yorgun;
Birkaç hayat yaşamışçasına bitiksem,
Suçlu aramaya ne hacet...
Suçlusu benim
Ben hem kendi hayatımın...
Hem yitirdiğim zamanın katiliyim...
Şimdi ben adına herşeyimi tüketmiş kapında duruyorum;
Bir aralasan rahmet perdeni diye dua dua bekliyorum...
Ne hakkım var istemeye ne yüzüm biliyorum...
Lakin senin keremine sınır konmaz;
Senin rahmetin öyle bir deryadır ki,
Benim günahlarım ona set olmaz...

Affet Ya Rabbi!...
Affınla yeniden yeşert kalbimi…
Affet Ya Rabbi!...
İsraf etmeme izin verme kendimi!...

amin.


Hayırlı cumalar

Tarih: 09:54, 7/8/2009 Kategori: din
Yorum (6) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->


İlgili aramalar: